Seçili Ürünlerde ve 198,90 TL Üzeri Alımlarda KARGO ÜCRETSİZ

Makaleler » Besin Takviyeleri » Koenzim Q10'un Sağlık İçin Önemi

Koenzim Q10'un Sağlık İçin Önemi

Koenzim Q10'un Sağlık İçin Önemi

CoQ10 olarak da bilinen Koenzim Q10, vücudunuzdaki hücrelerin neredeyse hepsinde bulunan bir bileşiktir. Vücutta böylesine yaygın bir şekilde dağılım gösteriyor olması, vücudunuz için ne kadar önemli olduğunun bir göstergesidir.

Her koenzim gibi CoQ10 da, hücresel tepkimelerin hazırlanmasında önemli bir yere sahiptir. Hücrelerin büyüme ve bakım için yeterli enerjiyi üretmesine yardımcı olan CoQ10, aynı zamanda sizi de dahil olduğu enerji üretim sürecinden koruyan bir antioksidan olarak çalışır.

CoQ10, vücutta doğal olarak üretilen bir moleküldür fakat bu üretim yaş ilerledikçe düşmektedir. Sağlığını korumak isteyen bir kişi, vücudundaki CoQ10 seviyesini optimal seviyede tutmaya gayret göstermeli, gerekli durumlarda sağlık uzmanına danışarak ek gıda ya da takviye aracılığıyla vücudunun CoQ10 seviyesini korumalıdır.

Koenzim Q10 Bir Vitamin midir?

CoQ10, bir vitamin gibi gözükür, bir vitamin gibi çalışır fakat bir vitamin değildir. Vitaminler, vücudunuz ihtiyaç duyduğu ve vücudunuz tarafından kendi kendine üretilemediği için besinler ya da takviyeler yardımıyla alınması gereken bileşiklerdir. CoQ10 da, tıpkı vitaminler gibi vücudun ihtiyaç duyduğu bir bileşiktir fakat dışarıdan alıma ihtiyaç yoktur çünkü vücudunuz bu bileşiği kendi kendine üretebilir, en azından hayatınızın bir kısmı için.

Yaşınız ilerledikçe, vücudunuzun CoQ10 üretimi düşer, fakat ihtiyaç duyulan CoQ10 miktarı daima aynıdır. Bu noktada, CoQ10’un, vitaminlerden farklı olarak, sadece belirli şartlar altında dışarıdan alıma ihtiyaç duyulan bir bileşik olduğu söylenebilir.

CoQ10’un bir vitamin olarak tanımlanamaması, sağlığınız için vitaminlerden daha önemsiz olduğu anlamına gelmez. Şimdi CoQ10’un bazı işlevlerine bakacağız.

Koenzim Q10 - Elektron Alışverişi

Öncelikle, isminden de anlaşıldığı üzere, CoQ10 vücudunuzdaki çoğu vitamin gibi bir koenzim olarak çalışır. Yani, temelde sadece kimyasal tepkime torbaları olan hücrelerinizdeki reaksiyonları ateşlemeye yardımcı olurlar. Bu şekilde, vücudunuzun sorunsuz çalışmaya devam etmesi için gerekli olan reaksiyonların gerçekleşmesine destek verirler.

CoQ10; A, D, E ve K vitaminleri gibi yağda çözünen, vücudunuzda emiliminin gerçekleşmesi için yağa ihtiyaç duyan bir bileşiktir. Bu tür bileşiklerinin yağda çözünebilmesinin nedeni, sahip oldukları yağ gibi gözüken bir tür kuyruktur. Bu kuyruk insan türünde 10 karbon atomu uzunluğundadır, Koenzim Q10 ismi bu yüzden bu şekildedir. Örneğin diğer memelilerde, bu kuyruk dokuz karbon uzunluğundadır dolayısıyla bu bileşik Koenzim Q9 ismini alır.

CoQ10, vitaminler arasında en çok K vitaminine benzer. Oldukça benzer moleküler yapılara sahip olan bu iki bileşik, vücudunuzda gerçekleşen redoks, yani indirgenme yükseltgenme, tepkimelerinde görev alırlar. Bu durum, bu bileşiklerin elektron alışverişinde bulunan bileşikler olduklarını göstermektedir.

Hücresel Enerji Üretiminde Koenzim Q10’un Rolü

Pek çok kişi muhtemelen mitokondrinin vücudun enerji üretiminden sorumlu olan hücre olduğunu duymuştur. Bunun nedeni, mitokodrinin, hücrelerinizde enerji taşıyıcısı görevi üstlenen ATP’nin (adenozin trifosfat) üretildiği yer olmasıdır. Bu süreç, elektron taşıma zinciri adı verilen bir işlem ile gerçekleşir.

Mitokondri, tükettiğiniz besinlerdeki kimyasal bağları koparır. Kopan bu bağlardan açığa çıkan elektronlar, onları yakalayan ve mitokondri zarındaki elektron taşıma zincirine götüren özel moleküller tarafından taşınırlar. Elektron taşıma zinciri bir dizi protein kompleksidir. Elektronlar taşıma zinciri boyunca ilerlerken, enerjileri için harmanlanırlar. Ancak bir elektronun zincirdeki tüm protein komplekslerinden geçebilmesi için, onları taşıyan özel moleküllere ihtiyacı vardır.

Elektronlar zincir boyunca hareket ettirilirken, protonlar yol boyunca alınır ve mitokondriyal membrandan geçirilir. Bu, ATP’yi oluşturan enzimi çalıştırmak için bir yük gradyanı ya da başka bir ifadeyle potansiyel enerji yaratır. Yük gradyanını bir barajın arkadasındaki su olarak düşünebilirsiniz. Su (protonlar), barajdan (mitokondriyal membran) geçerken, bu potansiyel enerji ADP’nin vücudunuzun hücresel enerjisi ATP’ye dönüşümüne güç sağlamak için kullanılır.

Daha günlük bir ifadeyle, ATP, çalışması için arabanıza koyduğunuz benzine benzer biçimde hücrelerinizin işlev görmek için kullandığı enerjidir. Bu benzetmeyi kullanarak, Koenzim Q10’un gazı arabanızın tankına gönderen pompaya benzer bir yapı olduğunu hayal edebilirsiniz. CoQ10, yakıtın kendisi olmasa bile, bu yakıtı hücrelerinize kullanabilecekleri bir biçimde ulaştırmada önemli bir rol oynar.

Kaliteli Bir Antioksidan Olarak Koenzim Q10

CoQ10’un vücudunuzun her yerinde bulunan(ubiquitous) bir molekül olması çok iyi bir haber, çünkü CoQ10’un güçlü bir antioksidan görevi görebilir. Hatta, tanımı gereği, CoQ10 gibi elektron alışverişiyle görevli neredeyse her molekül antioksidan görevi görebilir.

Vücudunuzdaki fazladan CoQ10 molekülleri, yani enerji üretim sürecine dahil olmayan moleküller, vücudunuzdaki çeşitli zarlarda antioksidan görevi görmek için harekete geçer ve oksidasyonla savaşmak için tıpkı diğer antioksidanlar gibi çalışır. CoQ10, elektronları alarak veya vererek serbest radikalleri nötralize eder. Bu, farklı süreçlerin fazlaca reaktif yan ürünlerini dengelemeye yardımcı olur.

Eşlenmemiş elektronlara sahip bu oksitlenmiş moleküllere serbest radikaller denir. Bu moleküller, tek sayıda elektrona sahiplerdir ve bu durum, onları kararsız moleküller yapar. Serbest radikallerin çift sayıda elektron almasına yardımcı olacak bir antioksidan olmadığı zaman, reaktif moleküller oluşur, bu durum da oksidatif stresin artmasına yol açar. Serbest radikaller biriktikçe, hücre içindeki diğer moleküller ya da yapılarda tepkimeye girmeye başlarlar. Kontrolsüz bırakıldığı zaman, oksidatif stres hücrelerinize, DNA’nıza, proteinlerinize ve lipidlerinize zarar verir. Bu durum, oksidatif hasar olarak bilinir ve sağlığınız için oldukça zararlıdır.

Koenzim Q10, hücrelerinizi ve vücut yapılarınızı korumaya yardımcı olan önemli antioksidanlardan biridir. Vücudunuzun yeterli CoQ10 seviyesine sahip olduğundan emin olmak, serbest radikaller ve antioksidanlar arasında uygun bir dengeyi desteklemeye yardımcı olur. Bu durum, özellikle yaşlandıkça önem kazanır, çünkü hem oksidatif stres hem de oksidatif hasar ilerleyen yaşlarda daha sık görülür. Aynı zamanda da, vücudunuz daha az Koenzim Q10 üretir.

Koenzim Q10’un Sağlığa Diğer Faydaları

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, CoQ10 vücudunuzun her yerinde bulunur. Bu nedenle, genellikle bir antioksidan olarak toplam vücut sağlığını destekler. Ancak, en çok çalışan organlarınızdan bazılarında -kalp, karaciğer, böbrekler ve pankreas- en yüksek yoğunlukta bulunabilir. Bu organlar aynı zamanda en çok metabolizma ve enerji ihtiyacı olan organlardır.

Koenzim Q10 ile kalp sağlığı arasında bir ilişki olduğunu gösteren çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu çalışmalar, insanların kalp sağlıklarını korumalarına yardımcı olmak amacıyla başarıyla kullanılmışlardır. Bunların dışında CoQ10, sağlıklı kas fonksiyonunu ve en büyük organınız olan cildinizin sağlıklı yapısını korumasını destekler. Aynı zamanda, hücrelerin sağlıklı şekilde büyümesinde ve korunmasında da rol oynar. Koenzim Q10’un elektron taşıma yeteneği, hücre büyümesini canlandırmaya ve yeterli miktarda enerji sağlamaya yardımcı olur.

Beslenme Alışkanlığınızı Koenzim Q10 Alımınızı Artıracak Şekilde Nasıl Düzenleyebilirsiniz

Önceden de belirttiğimiz gibi, vücudunuz yaşlandıkça CoQ10 seviyesini yeterli düzeyde tutma kabiliyetini kaybeder. Bol miktarda CoQ10 içeren besinlerden oluşan bir diyet ya da alınabilecek takviyeler bu durumla mücadele etmenize yardımcı olabilir. Beslenme alışkanlığınızı CoQ10 alımınızı artıracak şekilde düzenlemek için aşağıdaki fikirler göz önünde bulundurabilirsiniz:

  • Koenzim Q10, genellikle yağ bakımından zengin, soğuk su balıklarında bulunur. Bunun nedeni, CoQ10’un yağda çözünen bir vitamin olmasıdır. Bu yüzden, balık tercihi yaparken ton balığı, somon, uskumru gibi yağ açısından zengin bir balık seçmenizde fayda vardır. Amerikan Kalp Derneği, haftada en az iki kez 100 gram pişmiş yağlı balık yemenizi tavsiye etmektedir. Beslenmenizi bu şekilde düzenlemek, vücudunuzdaki CoQ10 miktarını artıracağı gibi vücudunuzun omega-3 ihtiyacını da karşılar.
  • Koenzim Q10’un yalnızca deniz bazlı proteinlerde bulunduğunu düşünmeyin. Kırmızı ya da beyaz et de size sağlıklı CoQ10 takviyesi sağlar, fakat 1 porsiyon kırmızı et, aynı miktardaki tavuktan 2 kat daha fazla CoQ10 sağlar.
  • Kuruyemişler de, yağlı balıklar ya da kırmızı et kadar olmasa da, vücudunuzdaki CoQ10 miktarını artırmanız için oldukça uygun besinlerdir. Ara öğünlerinizde fındık ya da antep fıstığı tüketmeyi düşünebilirsiniz. Bunun dışında, susam tüketmek de CoQ10 alımınıza yardımcı olacaktır. Susam açısından zengin ekmekler tercih edebilirsiniz, dilerseniz de susamı salatanıza ekleyerek tüketebilirsiniz.

Eğer vücudunuzdaki Koenzim Q10 miktarının yeterli düzeyde olmadığını, ve bu eksikliği doğal besinler yoluyla gideremediğinizi düşünüyorsanız, mutlaka bir sağlık uzmanına danışın. Sağlık uzmanınızın da tavsiyesiyle, takviye ürünler almak, bu eksikliği gidermenize yardımcı olacaktır.

Tıpkı koenzim Q10 gibi yağda çözünen, ve vücut sağlığınızı koruma konusunda oldukça önemli bir yer tutan bir başka bileşik de D vitaminidir. D vitamini ve D vitamininin bağışıklık sisteminiz üzerindeki etkisi ile ilgili detaylı bilgi almak için buraya tıklayın.

Okunmaya Değer Diğer Kaynaklar:

Yorumlar

Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
yukarı
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır