Seçili Ürünlerde ve 198,90 TL Üzeri Alımlarda KARGO ÜCRETSİZ

Makaleler » Besin Takviyeleri » Hyalüronik asit almanın bilimsel olarak kanıtlanmış 7 faydası

Hyalüronik asit almanın bilimsel olarak kanıtlanmış 7 faydası

Hyalüronik Asidin 7 Faydası

Hyalüronan ya da hyalüronat olarak da bilinen hyalüronik asit, vücudunuz tarafından doğal olarak üretilen berrak ve yapışkan bir maddedir. Vücudunuzun en fazla hyalüronik asit bulunduran bölümleri; cildiniz, bağ dokunuz ve gözlerinizdir.

Ana işlevi dokularınızı gerekli miktarda yağlı ve nemli tutmak için su tutmak olan hyalüronik asidin vücutta yeterli miktarda üretilmediği durumlarda takviye almak gerekebilir. Hyalüronik asit, pek çok cilt bakım ürünününde, topikal serumlarda, ve göz damlalarında kullanılır.

İşte hyalüronik asit almanın bilimsel olarak kanıtlanmış 7 faydası:

Yaraların İyileşmesini Hızlandırır

Deride doğal olarak bulunan ve onarılması gereken bir hasar olduğunda ilgili bölgedeki yoğunluğu artan hyalüronik asit, yaraların iyileşmesinde önemli bir rol oynar.

Hyalüronik asit, iltihaplanma seviyelerini düzenleyerek ve hasarlı bölgede daha fazla kan damarı oluşturması için vücuda sinyal göndererek yaraların daha hızlı iyileşmesine destek verir. Araştırmalar, hyalüronik asidin ciltteki yaralara uygulanmasının yaraların boyutunu azalttığını ve ağrı seviyesini çok az da olsa düşürdüğünü göstermiştir.

Antibakteriyel özelliklere sahip olan hyalüronik asit, doğrudan açık yaralara uygulandığında enfeksiyon riskini ortadan kaldırmaya yardımcı olabilir. Bunun yanında, diş eti hastalıklarıyla mücadelede, diş ameliyatlarından sonra iyileştirmeyi hızlandırmada ve ülser ile mücadelede de oldukça etkilidir.

Daha Sağlıklı ve Esnek Bir Cilt Sağlar

Hyalüronik asit cildinizin daha sağlıklı ve esnek bir görünüm kazanmasına yardımcı olabilir.

Vücudunuzdaki hyalüronik asidin neredeyse yarısı cildinizde bulunur ve nemi tutmaya yardımcı olmak için suya bağlanır. Fakat, doğal yaşlanma süreci, güneşten gelen ultraviyole ışınlar, sigara dumanı ve hava kirliliği gibi unsurlar zamanla ciltteki hyalüronik asit miktarının azalmasına sebebiyet verir. Hyalüronik asit takviyeleri almak, bu düşüşün önüne geçmenize yardımcı olabilir.

Araştırmalar, bir ay boyunca günde 120-240 mg'lık dozlarda hyalüronik asit takviyesi alan yetişkinlerde cilt neminin önemli ölçüde arttığını göstermiştir. Nemli cilt, kırışıklıkların azalması ve cildin daha pürüssüz görünmesi anlamına gelmektedir.

Bunun yanında, araştırmalar deri yüzeyine uygulanan hyalüronik asit serumlarının kızarıklıkları ve dermatiti de azaltabildiğini göstermiştir.

Günümüzde bazı uzmanlar, cildin daha sıkı ve genç görünmesini sağlamak için, hyalüronik asit dolguları bile enjekte etmektedirler.

Reflü Belirtilerini Yatıştırır

Son yıllarda yapılan bazı araştırmalar, hyalüronik asit takviyelerinin reflü semptomlarını azaltmaya yardımcı olabilceğini göstermektedir.

Reflü, midenin içeriğinin boğazın içine doğru çıkarak yemek borusunun iç yüzeyinde ağrı ve hasara yol açmasına sebebiyet vermektedir. Hyalüronik asit, yemek borusunun hasarlı yüzeyini yatıştırmaya ve iyileşme sürecinin hızlanmasına yardımcı olabilmektedir. Bir çalışma, kondroitin sülfat ile karıştırılmış hyalüronik asidin, asitle zarar görmüş boğaz dokusuna uygulanmasının ilgili bölgede çok hızlı bir iyileşmeye olanak sağladığını göstermiştir.

Bir çalışma, asit azaltıcı bir ilacın yanında hyalüronik asit ve kondroitin sülfat takviyesi almanın, reflü semptomlarını tek başına asit azaltıcı ilaç almaktan %60 daha fazla azalttığını göstermiştir. Diğer bir çalışma da, bu karışım takviyenin reflü semptomlarını azaltmada plaseboya göre beş kat daha etkili olduğunu göstermiştir.

Bu konuda yapılan araştırmalar, nispeten yeni olsalar da umut verici gözükmektedirler.

Kemiklerdeki Yağ Miktarını Doğru Düzeyde Tutarak Eklem Ağrısını Giderir

Hyalüronik asit, kemiklerinizin arasındaki boşluğu dolduran ve iskelet sisteminizin hareketliliğini sağlayan eklemlerde de bulunur. Eklemlerdeki yağ miktarı yetersiz olursa, kemiklerin sağlığını kaybetme ve rahatsız edici ağrılara neden olma olasılığı oldukça yüksek olur.

Hyalüronik asit takviyeleri, eklemlerde zaman için yaşanan aşınma ve yıpranma sonucu ortaya çıkan dejeneretif bir eklem hastalığı olan osteoartrit ile mücadele eden insanlar için oldukça faydalıdır.

Araştırmalar, en az 2 ay boyunca günde 80-200 mg hyalüronik asit takviyesi almanın, osteoartritli kişilerde -özellikle 40-70 yaş arası insanlarda- diz ağrısını önemli ölçüde azalttığını göstermiştir.

Hyalüronik asit ağrıyı gidermek için doğrudan eklemlere enjekte edilebilmektedir, fakat, 12000'den fazla yetişkin üzerinde yapılan bir çalışma, bu işlemin ağrıda küçük bir azalmaya neden olurken büyük yan etki riskleri taşıyabileceğini ifade etmiştir.

Bazı araştırmalar ise, oral hyalüronik asit takviyelerin enjeksiyonlarla eşleştirilmesinin ağrıların azalmasına yardımcı olabileceğini söylemektedir.

Göz Kuruluğunu Giderir

Yaklaşık her 7 yaşlı yetişkinden 1'i, azalmış gözyaşı üretimi ya da çok hızlı buharlaşan gözyaşları nedeniyle göz kuruluğu semptomlarından şikayetçidir. Nem tutma konusunda oldukça başarılı olan hyalüronik asit, göz kuruluğu tedaviside de sıklıkla kullanılmaktadır. %0.2-0.4 oranında hyalüronik asit içeren göz damlalarının göz kuruluğu semptomlarını azalttığı ve göz sağlığını olumlu etkilediği gösterilmiştir.

Hyalüronik asit içeren kontakt lensler de göz kuruluğu için olası bir tedavi yöntemi olarak geliştirilmektedir. Bunun yanında, hyalüronik asit içeren göz damlaları, iltihabı azaltmak ve yara iyileşmesini hızlandırmak için göz ameliyatları esnasında ve sonrasında da sıklıkla kullanılır.

Araştırmalar, bu ürünleri doğrudan göze uygulamanın göz kuruluğu semptomlarını azalttığını ve genel göz sağlığını iyileştirdiğini göstermiş olsa da, oral takviyelerin aynı etkilere sahip olup olmadığı belli değildir.

Kemiklerin Gücünü Koruyabilir

Son dönemlerde, hyalüronik asit takviyelerinin kemik sağlığı üzerindeki etkilerini araştırmak için yeni çalışmalar başlamıştır. İki çalışma, hyalüronik asit takviyelerinin, osteoporozdan önce gelen ve kemik kaybının başlangıç evresi olan osteopeni rahatsızlığı bulunan farelerde kemik kaybı oranını yavaşlatmaya yardımcı olabileceğini göstermiştir.

Çalışmalar, yüksek dozlarda hyalüronik asidin, yeni kemik oluşturmakla sorumlu hücreler olan osteoblastların aktivitesini artırabileceğini de göstermiştir. Hyalüronik asidin insan kemik sağlığı üzerindeki etkileri henüz araştırılmamış olsa da, yapılan hayvan ve test tüpü çalışmaları umut verici gözükmektedir.

Mesane Ağrısını Önleyebilir

Kadınların yaklaşık %3 ile 6'sı interstisyel sistit ya da ağrılı mesane sendromu adı verilen bir rahatsızlıktan muzdariptir. Bu rahatsızlık, güçlü ve sık idrara çıkma dürtüsü ile birlikte karın ağrısına ve hassasiyete neden olmaktadır.

Ağrılı mesane sendromunun nedenleri bilinmemekle birlikte, araştırmalar hyalüronik asidin, bir katerer yoluyla doğrudan mesaneye yerleştirildiği durumlarda ilgili ağrıyı ve idrar sıklığını hafifletmeye yardımcı olabildiğini bulmuştur.

Hyalüronik asidin bu semptomları nasıl hafiflettiği belirsizdir, ancak araştırmacılar mesanı dokusundaki hasarı onarmaya yardımcı olarak dokuyu ağrıya daha az duyarlı hale getirdiğini varsaymaktadır.

Çalışmalar henüz, oral hyalüronik asit takviyelerinin mesanedeki hyalüronik asit miktarını belirtilen semptomları hafifletebilecek kadar artırıp artırmayacağına dair bir bulgu elde edememiştir.

Olası Yan Etkiler Ve Önlemler

Hyalüronik asidin kullanımı oldukça güvenlidir ve bugüne kadar çok az yan etki göstermiştir. Vücutta doğal olarak üretilen bir bileşik oluğu için de, alerjik reaksiyonlar gösterdiği pek görülmemiştir.

Bir yıl boyunca günde 200 mg hyalüronik asit takviyesi alan osteoartritli 60 kişi ile yapılan bir çalışmada hiçbir olumsuz yan etki görülmemiştir. Fakat, hamilelik ve emzirme dönemindeki kişiler üzerindeki etkilerini ayrıntılı olarak inceleyen çalışmalar henüz yapılmamıştır, bu yüzden bu gruptaki insanlar dikkatli olmalı ve takviye etmekten kaçınmalıdır.

Ayrıca, kanser hücrelerinin hyalüronik aside duyarlı olduğuna ve takviye almanın onları daha hızlı büyümeye itebileceğine dair birtakım kanıtlar vardır. Bu nedenle, genellikle kanserli ya da kanser geçmişi olan kişilerin takviye etmekten kaçınmaları önerilmektedir.

Deriye ve eklemlere yapılan hyalüronik asit enjeksiyonları ise, daha yüksek yan etki riskine sahiptir, fakat, negatif etkilerin genellikle hyalüronik asitten ziyade enjeksiyon prosedürü ile ilgili olduğu görülmüştür.

Sonuç

Hyalüronik asit takviyeleri, çoğu insan tarafından güvenle alınabilen ve sağlığa pek çok yararı bulunan ürünlerdir. Hyalüronik asit, özellikle ciltteki kuruluğun giderilmesi, çizgili ve kırışık görünümün azaltılması ve yaraların iyileştirilmesinin hızlandırılması gibi cilt üzerinde sağladığı faydalarla bilinir. Hyalüronik asit ayrıca, eklem ağrısı yaşayan kişilerde bu ağrıların hafifletilmesine yardımcı olabilmektedir. Bunların yanında, göz kuruluğunu gidermek ve mesane ağrılarını azaltmak da hyalüronik asidin vücudumuza sağlayabileceği yararlardan bazılarıdır.

Yorumlar

Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
yukarı
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır