Seçili Ürünlerde ve 198,90 TL Üzeri Alımlarda KARGO ÜCRETSİZ

Makaleler » Beslenme » Beslenme Alışkanlıklarınız Östrojen Seviyenizi Nasıl Etkiler

Beslenme Alışkanlıklarınız Östrojen Seviyenizi Nasıl Etkiler

Beslenme Alışkanlıklarınız Östrojen Seviyenizi Nasıl Etkiler

Östrojen baskınlığı, temel cinsiyet hormonlarından biri olan östrojenin yüksek seviyede olması durumu olarak tanımlanabilir. Bu durum, bazı meme kanseri türleri, yumurtalık kanseri ve polikistik over sendromu da dahil olmak üzere çeşitli sağlık problemlerine sebebiyet verebilmektedir.

Araştırmalar, bazı beslenme şekillerinin vücutta yüksek östrojen seviyesine yol açtığını, diğer bazı beslenme şekillerinin ya da belli başlı besinlerin ise östrojen seviyesini düşürmeye yardımcı olabildiğini göstermektedir.

Bu metin, hangi besinlerin daha yüksek östrojen seviyesine neden olduğunu ve hangi besin ya da beslenme alışkanlıklarının östrojen seviyenizi optimum düzeyde tutmanıza yardımcı olabileceğini açıklamaktadır.

Östrojen Seviyesinin Sağlık Durumuna Etkisi

Östrojen, hem kadın hem de erkek cinsel işlevi için oldukça önemli rolleri olan bir hormondur. Östrojenin, üreme sağlığı açısından öneminin yanı sıra; bağışıklık, vasküler ve iskelet sistemleri de dahil olmak üzere vücuttaki bir çok sistem üzerinde önemli etkileri vardır.

Östron, östradiol ve östriol olmak üzere üç ana östrojen türü vardır. Östradiol, esas olarak yumurtalıklarda üretilen, üreme çağındaki kadınlarda en çok bulunan ve biyolojik olarak aktif olan östrojen türüdür.

Östrojen önemli ve gerekli bir hormon olmasına rağmen, çok fazla östrojen seviyesine sahip olmak, meme ve yumurtalık kanseri gibi birtakım hastalıkların riskini artırabilir. Bu durum östrojen baskınlığı olarak adlandırılmıştır.

Östrojen Seviyesinin Yüksek Olmasına Neden Olan Beslenme Şekilleri

Yapılan araştırmalar, bazı beslenme şekillerinin östrojen baskınlığını artırabileceğini göstermiştir. Örneğin, birçok çalışma; yüksek mikarda kırmızı et, işlenmiş gıdalar, tatlılar, süt ürünleri ve rafine tahılların tüketiminin yoğun olduğu beslenme şekillerinin yüksek östrojen seviyesine sebebiyet verebildiğini göstermiştir.

Benzer şekilde, böylesi beslenme şekilleri, artan meme kanseri ve obezite riskiyle de ilişkilendirilmiştir. 32 farklı araştırmada, kırmızı, işlenmiş et ve tatlıları içeren beslenme alışkanlıklarının meme kanseri riskini %14 oranında artırdığı görülmüştür. Meyve ve sebzelerin yoğunlukla tüketildiği beslenme alışkanlıklarında ise, bu riskin %18 azaldığı görülmüştür. Araştırmalar, artan riskin, yüksek östrojen seviyesi ve beslenme alışkanlıkları ile artan vücut yağı seviyesinden kaynaklandığını belirtti.

Menopozla birlikte yumurtalıklar östrojen üretmeyi bıraktığında, yağ dokusunun kadınlar için başlıca östrojen kaynağı haline geldiğine dikkat etmek önemlidir. Bu durum, obezitesi olan menopoz sonrası kadınların yüksek östrojen seviyesine sahip oldukları anlamına gelmektedir. Bu nedenle, kilo alımına ve dolayısıyla östrojen artışına neden olan beslenme alışkanlıkları, menopoz sonrası kadınlarda meme kanseri ve diğer kronik rahatsızlıklara yakanlanma riskini artırmaktadır.

Sağlıklı Östrojen Seviyesini Destekleyen Beslenme Şekilleri

Bazı beslenme alışkanlıklarının, östrojen seviyesinin ve vücut ağrılığının optimal düzeyde tutulmasına yardımcı olduğu ve hastalık riskini önemli ölçüde azalttığı görülmektedir.

Araştırmalar, besleyici gıdalara, özellikle de sebze ve meyvelere odaklanan diyetlerin, diğer hormonların yanı sıra östrojenin de sağlıklı seviyede kalmasına yardımcı olduğunu göstermektedir.

Akdeniz Diyeti

Araştırmalar, akdeniz diyetinin sağlıklı östrojen seviyesini desteklediğini göstermiştir. Akdeniz diyeti; balıklar, sebzeler, meyveler ve baklagiller açısından zengin olmasının yanı sıra östrojen seviyesinin yükselmesine neden olan yiyeceklere pek yer vermeyen bir beslenme şeklidir.

115 kadının 6 ay boyunca akdeniz diyeti ile beslenmesiyle oluşturulan bir çalışma, diyeti uygulayan kadınların östrojen seviyelerinde, uygulamayan kadınlara kıyasla %40'lık bir düşüş yaşandığını göstermiştir.

Akdeniz diyeti gibi lif açısından zengin diyetler, yüksek düzeyde fitoöstrojenler içerme eğilimindedir. Bunlar; soya, baklagiller, kuruyemişler, tahıllar, meyveler, sebzeler ve tohumlar gibi belirli yiyeceklerde bulunan östrojen benzeri aktiviteye sahip moleküllerdir.

Fitoöstrojenler, hücrelerdeki östrojen reseptrölerine bağlanır ve antiöstrojenik veya östrojenik etkilere sahip olabilir. Örneğin, bazı fitoöstrojenler östrojen reseptrörlerine bağlanarak östrojen emilimini bloke ettikleri için antiöstrojenik etki gösterir. Bu nedenle araştırmalar, yüksek düzeyde belirli fitoöstrojenler içeren beslenme şekillerinin, vücudu belirli meme kanserleri gibi hormona duyarlı kanserlere karşı koruyabileceğini göstermiştir.

Çalışmalarda fitoöstrojenlerin faydalarının bulunmasına rağmen, olumsuz etkilerinin de görüldüğünü unutmamak gerekir. Örneğin, araştırmalar soya fitoöstrojenlerinin bazı insanlarda endokrin sağlığına zarar verebileceğini göstermiştir.

Bu konudaki araştırmalar devam etmektedir fakat beslenmedeki çoğu şey gibi fitoöstrojenler ile sağlık arasındaki ilişkide keskin çizgiler olmadığına dikkat etmek gerekir. Besinlerin vücudunuzda yaratacağı etki, yaşınız ve sağlık durumunuz dahil birçok faktörler bağlantılıdır.

Lif Açısından Zengin Diyetler

Araştırmalar, tam tahıllı gıdalar gibi lif açısından zengin diyetlerin, östrojen seviyesini düşürmeye ve vücudu östrojen baskınlığıyla ilişkili belirli kanserlere karşı korumaya yardımcı olabileceğini gösteriyor.

Tam tahıllı gıdalar, kolesterol emilimini azaltabilecek liflerle doludur. Kolesterolün östrojenin öncüsü olduğu göz önüne alındığında, tam tahıllı gıdaların kan dolaşımındaki östrojen miktarını azaltabileceği görülmektedir. Yüksek lif alımı ayrıca, kolondaki östrojen emiliminin azalmasına ve dışkı ile östrojen atımının artmasına neden olur. Bu nedenle araştırmalar, daha yüksek lif içeren diyetlerin östrojen seviyesinin optimal düzeyde tutulmasına ve meme kanseri riskinin azalmasına yardımcı olduğunu göstermektedir.

Bitki Bazlı Diyetler

Vejetaryen beslenme ya da bitki merkezli diyetler de östrojen seviyesinin sağlıklı düzeyde tutulmasına yardımcı olabilir. Bazı araştırmalar, vejetaryen ya da yarı vejetaryen beslenme şekillerini benimsemiş kişilerin daha düşük östrojen seviyelerine sahip olduğunu ve yüksek östrojenle ilişkili belirli kanser risklerinin azaldığını göstermiştir. Bitki bazlı diyetler; meyveler, sebzeler ve baklagiller açısında zengindir ve bu besinlerin tümü östrojen seviyesini sağlıklı düzeyde tutmaya yadımcı olabilecek besinlerdir. Ayrıca, vejetaryen ve bitki bazlı diyetler tipik olarak geleneksel Batı diyetlerine göre daha az doymuş yağ içerir. Çalışmalar, doymuş yağ oranı yüksek besinlerin östrojen seviyesinin yükselmesine sebep olabileceğini göstermiştir.

Östrojen Seviyesini Düşürmek İçin Bazı İpuçları

Yaşınız ve sağlık durumunuz da dahil olmak üzere pek çok faktörün vücudunuzun hormon seviyelerini etkileyebileceğini unutmamalısınız. Bu nedenle, eğer vücudunuzdaki östrojen seviyesinin optimal aralıkta olmadığına dair endişeleriniz varsa sağlık uzmanınıza danışmalısınız. Bunun dışında, aşağıdaki ipuçları östrojen seviyenizi sağlıklı düzeyde tutmanıza yardımcı olabilir.

  • Lif açısından zengin bir diyet uygulayın. Araştırmalar, yüksek lifli yiyeceklerin östrojen seviyesinin sağlıklı düzeyde olmasına yardımcı olduğunu göstermiştir.
  • Bazı hayvansal ürünlerin tüketimini sınırlayın. Bazı araştırmalar, kırmızı ve işlenmiş etlerin vücuttaki östrojeni artırabileceğini göstermiştir. Bu nedenle, bu yiyecekleri sınırlamak östrojen düzenlemesine yardımcı olabilir
  • Akdeniz tarzı bir diyet uygulayın. Sebzeler, kepekli tahıllar, meyveler ve baklagillerin yoğun şekilde tüketildiği akdeniz diyetinin, sağlıklı östrojen seviyesine yardımcı olduğu saptanmıştır.
  • Vücudunuzdaki fazla yağlardan kurtulun. Vücut yağının fazlasından kurtulmak, dolaşımdaki östrojen miktarını azaltmanın en iyi yollarından biridir. Ayrıca kilo kaybı, hormona duyarlı meme kanseri de dahil olmak üzere birçok kronik hastalığa karşı korunmanıza yardımcı olabilir.
  • Rafine karbonhidratları ve işlenmiş yiyecek tüketiminizi sınırlayın. Çalışmalar, rafine karbonhidratlar ve işlenmiş gıdalar bakımından zengin batı beslenme modelinin vücuttaki östrojen miktarının artışına sebebiyet verdiğini ortaya koymuştur.
  • Egzersiz Yapın. Araştırmalara göre egzersiz yapmak, dolaşımdaki östrojen seviyesini düşürmeye, östrojen miktarının optimal düzeyde tutulmasına yardımcı olmaya ve meme kanseri gibi kronik rahatsızlıklara karşı korunmanıza yardımcı olabilir.
  • Alkol tüketiminizi sınırlayın. Bazı çalışmalar, alkol tüketiminin hormonları olumsuz etkileyebileceğini ve bazı insanlarda östrojen seviyelerini artırabileceğini göstermektedir.

Bazı beslenme şekilleri, östrojen de dahil olmak üzere vücudunuzdaki hormonların sağlıklı şekilde düzenlenmesine yardımcı olabilir.

Sağlıklı bir diyet ve yaşam tarzı, hormonal sağlık için çok önemlidir. Bunun yanında, yaş ve ilaç kullanımı gibi bazı faktörler de vücudunuzdaki hormon seviyesini etkileyebilir. Bu nedenle, hormon dengesizliği ile ilgili sorunlarınız varsa mutlaka sağlık uzmanınızla görüşmelisiniz.

Yorumlar

Yorum / Soru ekleyebilmek için üye olmanız gerekmektedir.
yukarı
Sepetinizde ürün bulunmamaktadır